12 Eylül 2010

Real Madrid- Osasuna.!



Dün bir yandan Türkiye maçını seyreder iken bilgisayar ekranından da molalarda ya da aralarda gözüm hep Real Madrid-Osasuna maçındaydı. Kardeşim ile Mesut konusunda ayrılıyoruz.. O Madrid için erken olduğunu düşünür iken ben bu düşünceye katılmakla beraber yine de onun aksine başarılı olacağını düşünüyorum ve dün buna bir kez daha inandım.. Maç içerisinde size bir Mesut-Ronaldo kıyası yapayım..

Christiano Ronaldo gününde olamasa da muhteşem hareketler yaptı. Topuğuyla adam geçti, hızlandı şut çekti ve gördük ki Ferguson'un eline ilk geldiği o spektekular hareketlerinin bol olduğu döneme geçiş yapmış. Didindi, uğraştı ve özellikle Mesut'un 'Higuain'de iş yok sen bari at' paslarını değerlendiremedi ama yine de hırsıyla ve yeteneğiyle topla çok fazla buluşan ve etkili bir performans ortaya koydu..

Mesut Özil kaç kez topla buluştu bilmiyorum ama bir pasında kaleci ile karşı karşıya kaldı Ronaldo.. iki tane Higuain'i kaleci ile yine karşı karşıya bıraktı ki gol olmaması mucize gibi bir şeydi.. Maçın ellinci dakikasında ise sol kenardan Ronaldo'yu gördü ve yine kaleci ile karşı karşıya.. Ronaldo kaçırdı dönen topu Carvalho içeriye gönderip maçın tek golünü attı.
Ronaldo'nun tekniğinden ziyade mücadele gücünü bu seviyeye taşımasına hayran kaldım ama maçın adamını ben de Mesut olarak belirlerdim zira belirleyici olan o'nun paslarıydı. Higuain ve Ronaldo biraz daha becerikli olsa her şey çok daha 'görünür' olabilirdi.

Velhasıl maçın adamı Mesut Özil.

Ve bu çocuk sessiz, sakin, işini yapan ve en çok da Frings'in sürekli üzerinde durduğu gibi diğerlerini oynatan asla ve asla bencil olmayan yapısıyla gittiği yerde sorun yaşamıyor.. Bremen'e geldi ' 5 milyon eder mi' dediler.. ilk 11'î kaldırır mı ? Sonrasında Alman Milli takımında oynar mı? DK'sında etkili olur mu ? Derken sıra Real Madrid'de..

5 ay sonra yine görüşelim..

Hiç yorum yok: